Stres ve endişelerinizin nedeni OKB olabilir

[ad_1]

Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt ‘obsesif kompulsif bozukluk emareleri ve tedavi şekilleri’ hakkında data verdi.

Obsesyon (saplantı); saçma ve mantık dışı olmasına karşın kişinin isteği haricinde ısrarlı ve zorlayıcı bir halde aklına gelen yineleyici düşüncelerdir. Kompülsiyonlar (zorlantı) ise kişinin gerçekleştirmek zorunda hissettiği tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Anksiyete yaratan obsesyonlardan kurtulmak için meydana getirilen bu davranışlar bir kısır döngü yaratarak aslına bakarsak sıkıntıyı daha da artırırlar.

TİPİK OBSESYON VE KOMPÜLSİYONLAR NEDİR?

Tipik kompülsiyonlar el yıkama, denetim etme, sayma, düzenleme şeklinde görülürler. Evden çıkmadan ilkin kapılar, pencereler, ocaklar sık sık denetim edilir. Dışarıya çıktıklarında mikrop kapma ya da aşırı kirlenmiş olduğu düşüncesiyle eve gelindiğinde sayısız ve çeşitli temizlenme ritüelleri yapabilirler. İleri derecede el yıkayanlarda ellerin derisinde sabun ve deterjan izleri, hatta yaralar görülebilir. Otomobil plakaları, evlerin numaraları, apartmanların kaç kat olduğu sayılabilir. Kimilerinde kanser, AIDS şeklinde hastalık obsesyonları olabilir. Bir şeyi kuralına gore yaptım mı yapmadım mı, düşündüm mü düşünmedim mi kuşkuları içinde bunalan hastalar etrafındakileri de bunaltabilirler.

Bu hastalar çoğu zaman titiz, tertipli ve kusursuzluk arayan kişilik yapısı gösterdiklerinden dışa vuran davranışlarında tertipli, titiz, aşırı kontrollü ve kuralcıdırlar. Düşüncelerinde devamlı bir tereddüt ve kararsızlık dikkati çeker.

YAYGIN OBSESYON BELİRTİLERİ

Pislik yada mikrop bulaşmasından korkma
Başkasına zarar vermekten korkma
Hata yapmaktan korkma
Rezil olmaktan yada toplumsal açıdan kabul edilemez bir halde davranmaktan korkma
Şeytanca yada günahkar düşünmekten korkma
Seviye, bakışım, kusursuzluk ihtiyacı
Aşırı şüphe ve devamlı güvence ihtiyacı

YAYGIN KOMPÜLSİYON BELİRTİLERİ

Yeniden yine yıkanma, duş alma yada ellerini yıkama
El sıkışmayı yada kapı tokmağına dokunmayı reddetme
Kilit, ocak şeklinde şeyleri devamlı denetim etme
Rutin işleri yaparken içinden yada yüksek sesle devamlı sayı sayma
Devamlı bir şeyleri belli bir şekilde düzenleme
Belirli bir sıraya gore yiyecek yeme

OKB TANISI HANGI DURUMLARDA ALINIR?

Obsesyon ve kompulsiyonlar günde 1 saaten daha uzun vakit alıyorsa ve dönemin boşa harcanmasına yol açıyorsa OKB akla gelmelidir.

OKB (OBSESİF KOMPÜLSİF BOZUKLUK) TEŞHİSİ NASIL KONUR?

OKB için laboratuvar testi yapılmaz. Hekim hastanın ritüellere ayırdığı vakit da dahil olmak suretiyle hastanın emarelerini değerlendirerek teşhisini koyar. En mühim tanı kriteri kişinin hoşuna gitmese de bazı fikir ve davranışları yine yine yapmalarıdır. Ek olarak bunlarla geçen süre de önemlidir. Her insanın küçücük takıntıları olabilir. Mesela -evden sağ ayakla çıkmak yada sebzelerin ne olursa olsun sirkeli suda bekleterek temizlenmesi şeklinde alışkanlıklar olabilir. Bu alışkanlıklar ne vakit ki onlarca kere ve uzun saatler boyu olmaya başlıyorsa, şahıs bu sebeple mutfaktan çıkamıyorsa o vakit bir sorun vardır diye düşünülmelidir, bir çok hasta bu davranışlarının abartı olmadığını düşünebilir.

Bir şeyi sürekli, oldukça fazla düşünmemek mi lazım? Bu bizi obsesif kompülsif mi yapar? (Örneğin ocağı kapattım mı diye 3-5 kere denetim etmemek mi lazım?)

Günlük yaşantımızın gerektirdiği seviyede elbetteki dikkat, denetim ve düşünmemizi mecburi kılan bir oldukça durum vardır. Bu tarz şeyleri olağan düzeyde düşünmek hastalık anlamına gelmez. Aslına bakarsan OKB bir hastalıktır şahıs neyi ne kadar düşüneceğini ve uygulayacağını snırlayamaz elinde olmadan bu şekilde bir tutum sergiler. Doğrusu bir şeyi 3-5 kere yapmak OKB yapmaz OKB olduğundan 3-5 kere yapar.

OKB HASTASI YAKINLARI NASIL DAVRANMALI?

Çoğu zaman yakınları bu takıntıları fark ederler. Bu durumda iki yönlü bir tutum sergileyebilmektedirler; ya hastaya –senin bir şeyin yok, aklın başlangıcında, iyi mi yenemezsin bunu- diyerek devamlı uyarıcı ve eleştirel davranabilirler ya da – sen bilincinde değilsin fakat takıntıların var doktora gitmelisin- şeklinde olabilir. Burada en doğru yaklaşım bir problem bulunduğunu fark ettiklerinde devamlı uyarmak yada tersine bir şeyin yok diyerek geçiştirmek değil; bir problem bulunduğunu ve doktora gitmesi icap ettiğini söylemektir.

OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK NEDEN OLUR?

Sebebi tam olarak anlaşılmamış olsa da, araştırmalar biyolojik ve çevresel faktörlerin OKB ile ilişkili olabileceğini göstermiştir. Biyolojik faktörler: Araştırmalar serotonin isminde olan nörotransmiterin seviyesinin düşmesi ile OKB gelişimi içinde bir bağlantı saptamıştır. Serotonin dengesizliğinin ebeveynden çocuğa geçtiğine dair kanıt da vardır. Bu da obsesif-kompülsif bozukluğun genetik olabileceğinin göstergesidir.

Çevresel faktörler: Bazı çevresel stres yaratıcı faktörler OKB’yi tetikleyebilir. Belirli çevresel faktörler ise kişide mevcud bu rahatsızlığı kötüleştirebilir.

Bunlar:

Rahatsızlık
Yaşamsal değişimler
Hastalık
Sevilen birinin ölmesi
İş yada okulla ilgili değişimler yada problemler
İlişkiyle ilgili kaygılar

OKB (OBSESİF KOMPÜLSİF BOZUKLUK) NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Hastalık çoğu zaman süreğen ve inatçı bir gidiş gösterir. Başlangıçta hastalar saplantı ve zorlantılarını gizlemeye çalışırlar. Kendi çabalarıyla yenebileceklerini düşünürler. Çoğu zaman yaşam kaliteleri ciddi şekilde etkilenmeye başladığında ve çevresindekilerin de bıkıp usanmasından sonrasında psikiyatristlere başvururlar. OKB kendi kendine geçmez, bu yüzden tedavi edilmesi önemlidir. En iyi tedavi yöntemi ilaç ve bilişsel davranış terapisidir.

Bilişsel davranış terapi: Bilişsel davranış terapisinin hedefi, obsesif-kompülsif bozukluğu olanların ritüellerini gerçekleştirmeden korkularıyla karşı karşıya gelmelerini ve anksiyetenin azaltılmasını sağlamaktır. Bu terapi obsesif-kompülsif bozukluğu olanlarda sıkça görülen abartılmış yada felaketler içeren düşünceleri azaltmaya da odaklanılır.

İlaç tedavisi: Trisiklik antidepresanlar, selektif serotonin geri alım inhibitörleri OKB tedavisinde destek olabilir. Hastaların ilaç ve bilişsel davranış terapisine yanıt vermedikleri şiddetli vakalarda Eloktrokonvulsif Terapi (EKT) yada beyin cerrahisi kullanılabilir. EKT esnasında hastanın başına elektrotlar takılır ve beyne nöbete sebep olan bir takım elektrik şoku verilir, bu nöbetler beyinde nörotransmitterlerin salınmasına sebep olur.

Devamlı tedavi sonucunda hastalar düzgüsel yada normale yakın yaşam sürerler. Erken teşhis devamlı tedavi süresini azaltır.

 

Yoruma kapalı.