Eymen El-Zevahiri: El Kaide lideri nokta atışıyla nasıl öldürüldü?

balkon

Bernd Debusmann Jr, BBC News
& Chris Partridge, BBC silah uzmanı

31 Temmuz’da güneşin doğmasından bir saatten biraz daha uzun bir süre sonra, uzun süredir El Kaide örgütünün liderliğini yapan Eymen El-Zevahiri, Kabil’in merkezindeki evinin balkonuna doğru yürüdü. Bu, Mısırlı cihatçının sabah namazından sonra yapmayı en çok sevdiği şeydi.

Yaptığı son şey olacaktı.

Yerel saatle 06:18’de iki füze balkona isabet etti. 71 yaşındaki El-Zevarihi ölürken, içerideki eşi ve kızı yara almadan kurtuldu. Saldırı tüm hasarı balkona vermiş gibi görünüyordu.

Peki bu kadar isabetli bir saldırı gerçekleştirmek nasıl mümkün olabiliyor? ABD geçmişte bu tür saldırılarda ölen siviller nedeniyle eleştirilere uğramıştı.

Ancak bu kez kullanılan füze çeşidi ve Zevahiri’nin alışkanlıklarının yakından incelenmesi böyle bir saldırıyı mümkün kıldı.

Lazerle nokta atış

Kullanılan füzenin tipi çok önemliydi ve ABD’li yetkililer El-Zevahiri’nin insansız hava aracından (İHA) atılan Hellfire füzeleriyle vurulduğunu açıkladı. Hellfire, 11 Eylül 2001’deki saldırılardan bu yana ABD’nin “terörle mücadele” operasyonlarında sıklıkla kullandığı bir silah.

Bu füzeler, helikopterler, kara araçları, gemiler, savaş uçakları ve Zevahiri operasyonunda olduğu gibi İHA’lardan fırlatılabiliyor.

ABD’nin 2020 başlarında İranlı general Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta ve İngiltere doğumlu IŞİD militanı “Cihatçı John”un 2015’te Suriye’de öldürülmesinde kullanıldığına inanılıyor.

Hellfire füzelerinin sık sık kullanılmasının ana nedenlerinden biri isabeti.

Bir füze bir İHA’dan atıldığında, bazen ABD anakarası kadar uzak bir yerde, havalandırmalı bir kontrol odasında oturan silah operatörü, İHA’nın kamera sensörlerinin uydu üzerinden yolladığı canlı görüntüleri izliyor.

Ekrandaki bir dizi hedefleme aygıtını kullanan operatör daha sonra hedefe kilitlenip, üzerine bir lazer ışını yolluyor. Füze de fırlatıldığında, hedefi vurana dek bu lazer ışığını izliyor.

İHA

Kaynak, Getty Images

Sivil kayıplarını en aza indirmek için, İHA’ları yönlendiren ekibin izlemesi gereken, net ve birbiri ardına gelen prosedürler var. Geçmişte ABD Ordusu ve CIA’in düzenlediği bazı saldırılarda, ateş emri verilmeden önce askeri avukatlara danışıldı.

Bu tür saldırılarda uzman Profesör William Banks, yetkililerin sivil kaybı riski ve hedefin kıymeti arasında bir denge bulması gerektiğini söylüyor.

Banks, Zevahiri saldırısının da sürecin “örnek bir uygulaması” olduğunu vurguluyor.

Banks ayrıca “Bu saldırıda zadece Zevahiri’nin vurulması ve başka kimsenin zarar görmemesi için uygun yer ve zaman seçilmesinde dikkatli ve bilinçli davranmış gibi görünüyorlar” diyor.

Henüz tam olarak teyit edilmese de, Zevahiri saldırısında Hellfire füzelerinin pek bilinmeyen bir modelinin R9X’in kullanıldığı belirtiliyor. Altı adet döner bıçak taşıyan füze, kinetik enerjisini kullanarak hedefleri vuruyor.

2017’de El Kaide’nin lider kadrosundan bir başka ismin, Zevahiri’nin yardımcılarından Ebu Hayr El Masri’nin de Suriye’de bir R9X Hellfire füzesiyle öldürüldüğü sanılıyor.

El Masri’nin aracınını saldırı sonrası fotoğraflarında, füzenin arabanın tavanında bir delik açtığı ve içindekileri parçalara ayırdığı görülüyor, ancak bir patlama izine ve arabada başka bir hasara rastlanmıyordu.

grafik

ABD, Zevahiri’nin ‘balkon alışkanlığını’ izledi

ABD’nin Kabil’deki saldırıdan önce topladığı istihbarata dair ayrıntılar yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

ABD’li yetkililer saldırıdan sonra, Zevahiri’nin balkon alışkanlığı da dahil evindeki yaşam biçimine dair yeterli bilgileri olduğunu söyledi.

Bu da, Amerikan casuslarının evi aylar boyunca olmasa bile, haftalarca izlediğini gösteriyor.

Eski üst düzey CIA yetkilisi Marc Polymeropoulos BBC’ye yaptığı açıklamada, saldırıdan önce büyük ihtimalle, sahadaki casuslar ve elektronik istihbarat gibi farklı yöntemlerin kullanıldığını söyledi.

Bazıları da, İHA’ların yerden görülmeden haftalar ya da aylar boyunca nöbetleşe mekanı gözlemlediğini belirtiyor.

Polymeropoulos “Hedefin kimlik tespitinin kesine yakın olması gerek. Ayrıca, sivillerin zarar görmemesi lazım. Bu büyük bir sabır gerektirir” diyor.

Polymeropoulos, Zevahiri saldırısının Amerikan istihbaratçılarının El Kaide liderleri ve diğer hedefleri bulup, hedef alma tecrübesi sayesinde gerçekleştiğini de vurguluyor.

“Bu alanda mükemmeliz. Bu, 20 yıldan uzun süredir Amerikan hükümetinin çok geliştirdiği bir alan ve Amerikalılar böylece daha güvende.”

Ancak ABD’nin bu tür operasyonları her zaman plana uygun gitmiyor. 29 Ağustos 2021’de, Kabil Havaalanı’nın hemen kuzeyindeki bir İHA saldırısında, IŞİD militanları diye vurulan bir araçta 10 masum insan ölmüştü. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon “trajik bir hata” yapıldığını kabul etmişti.

Zevahiri'nin öldürüldüğü belirtilen evden yükselen dumanlar.

Kaynak, Getty Images

Demokrasileri Savunma Vafkı’ndan Bill Roggio, uzun yıllardır İHA saldırılarını izleyen bir isim. Roggio yakında ABD varlığı ve tesisleri olmadığı için Zevahiri saldırısının geçmiştekilere göre “çok daha zor” olduğunu vurguluyor.

Örneğin Pakistan’daki İHA saldırılarında insansız araçlar Afganistan’dan havalanıyordu. Suriye’deki saldırılarda da Irak’taki üsler kullanılıyordu.

“Buralarda ABD’nin o bölgelere ulaşması çok daha kolaydı. Sahadan istihbarat vardı. Bu çok daha zorluydu. ABD’nin Afganistan’dan çıkmasından bu yana El Kaide veya IŞİD’e yapılan ilk saldırıydı. Bu sık görülen bir şey değil.”

Yeniden yaşanabilir mi?

Roggio, Afganistan’da El Kaide’ye karşı benzer saldırıların kendisini şaşırtmayacağını söylüyor.

“Hedef kıtlığı yok. El Kaide’nin bir sonraki lider kadrosu da, şimdiden orada değilse bile büyük ihtimalle Afganistan’a taşınacaktır.

“Soru ABD’nin hala bunu kolayca yapabilme kabiliyeti var mı, yoksa zorlu bir süreç mi olacağı.”

Yoruma kapalı.