Hatice Kamer | Diyarbakır

Sur

Kaynak, Getty Images

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri 2015 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi.

Yedi yılın ardından, UNESCO Dünya Miras Merkezi / ICOMOS Reaktif Gözlem Misyonu ilk defa 28 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında Diyarbakır’ı ziyaret etti ve Dünya Miras Alanı ve Tampon Bölgeleri ile Kentsel Sit Alanında incelemeler bulundu.

Kentte beş gün kalan heyet, bazı sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileri ve muhtarlarla bir toplantı yaptı.

Bu görüşmede STK temsilcileri, Sur ve Hevsel Bahçeleriyle ilgili UNESCO’ya kapsamlı bir rapor sundu.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Amed il Koordinasyon Kurulu, raporun içeriğine ve yapılan görüşmeye dair Çarşamba günü bir basın açıklaması yaptı.

Diyarbakır Mimarlar Odası Eş Başkanı Ferit Karaman’ın yaptığı açıklamada, Sur’da yıkımın yaşandığı Cevatpaşa, Savaş, Hasırlı, Cemal Yılmaz, Fatihpaşa ve Dabanoğlu mahalle muhtarları ve uzmanlıkları gereği alanın korunması için mücadele eden birçok meslek odası, baro ve ekoloji derneğinin UNESCO toplantısına davet edilmediğini söyledi.

Surların ve Hevsel Bahçelerinin Dünya Miras Listesi”ne alınmasından sonra 26 bin 84 nüfuslu altı mahallede “kent savaşları’’ olarak niteledikleri çatışmaların yaşandığını hatırlatan Karaman, çatışmalarda altı mahallede büyük bir yıkımın yaşandığını, yıkılan binlerce evin yerine sadece 550 civarında yeni ticari yapı inşa edildiğini söyledi ve bütün süreçlerde hak sahiplerinin büyük mağduriyetler yaşadığını savundu.

BBC Türkçe‘nin konuştuğu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise iddiaları reddetti.

‘Çatışmalı süreçte ve sonrasında UNESCO sessizliğini bozmadı’

Ev

Kaynak, Getty Images

Çatışmalı süreçte ve sonrasında, UNESCO’yla birçok defa iletişim kurmaya çalıştıklarını belirten Karaman, tarihi dokudaki tahribatı, yeni yapıların kentsel sit alanı kurallarına uygun yapılmadığı yönündeki eleştirileri merkeze alan birçok rapor gönderdiklerini belirtti ve ‘’UNESCO Sur’daki kent kırım karşısında sessizliğini bozmadı’’ diye konuştu.

“Kamu idareleri kültürel miras alanında geri dönüşü imkansız, sayısız tahribata sebep olmuştur. Bu tahribatları yaparken kanun, yönetmelik, ilke kararları vb. mevzuatlara uymayarak suç işlemiş; mülkiyet hakkını, yaşam hakkını görmezden gelerek, emir ve talimatlarla işlem yapmıştır” diyen Karaman, “rant odaklı yöntemler” tercih edildiğini, alanın “yandaşlara ve sermayeye peşkeş çekildiğini” öne sürdü.