ABD Senatosu’ndan İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine onay

ABD'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğini kabul etmesi

Kaynak, Getty Images

ABD Senatosu, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini onayladı. Karar 1’e karşı 95 oyla alındı. Böylece iki ülkenin üyeliğinin Amerikan Kongresi’ndeki onay süreci tamamlanmış oldu.

ABD Başkanı Joe Biden, ”Bu tarihi oylama Amerika’nın NATO konusunda partiler üstü kararlılığı ile ittifakımızın bugünün ve geleceğin zorluklarını karşılamaya hazır olmasının sağlanması konusunda önemli bir sinyal göndermektedir” dedi.

Sözlerine, İsveç ve Finlandiya’nın “tarihin en büyük savunma ortaklığına” dahil olduklarını görmeyi beklediğini ekledi.

İki ülkenin ABD büyükelçileri oylamaya tanık olmaları için senatoya davet edildi.

Tek hayır oyu veren Cumhuriyetçi Senatör Josh Hawley, ABD’nin en büyük rakibinin Rusya değil Çin olduğunu, Avrupa’ya daha fazla kaynak göndermek yerine bu gücü Asya’ya bırakmak gerektiğini söyledi, “İkisini birden yapamayız” dedi.

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye olmaları için ittifaka üye 30 ülkenin tümünün parlamentolarının onayı gerekiyor.

ABD, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliklerini parlamentosunda onaylayan 23. NATO üyesi oldu. ABD’den önce Fransa Salı, İtalya da Çarşamba günü onay sürecini tamamlamıştı.

Onay sürecinin henüz tamamlanmadığı ülkeler; Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Macaristan, Portekiz, Slovakya ve İspanya.

TBMM Genel Kurulu, 1 Ekim Perşembe günü yeni yasama yılına başlamak üzere toplanacak.

Çavuşoğlu: İsveç ve Finlandiya, protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli

mevlüt çavuşoğlu

Kaynak, Getty Images

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki hafta önceki İran gezisi öncesi uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Biz Finlandiya’ya da İsveç’e de NATO Genel Sekreteri’nin de yer aldığı masada şartlarımızı çok açık net söyledik. Gizli, saklı herhangi bir şey yok. Şartımız, bu ülkelerin terör örgütlerinin faaliyet ve gösterilerini sonlandırması, ellerindeki teröristleri iade etmesi” demişti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

“Biliyorsunuz PKK/PYD/YPG ve FETÖ’yü terör örgütü olarak burada kayıtlara girdik. ‘Bunları vereceksiniz’ dedik. Parlamentolarına varıncaya kadar bu terör örgütünü bunlar besliyorlar. Adeta kuluçka yuvası gibi. Böyle bir durum var. Şimdi bunlar bize verdikleri sözü yerine getirmedikleri takdirde bizim de bu işe olumlu bakmamız mümkün değil.”

Fakat mutabakatta YPG ve Gülen yapılanması “terör örgütü” olarak anılmıyor. Metinde “Finlandiya ve İsveç, PYD/YPG ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek sağlamayacaklardır” ifadesi yer alırken “terör örgütü” tanımı yalnızca PKK için kullanılıyor.

Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın kuracağı ortak komite, iki ülkenin Haziran ayında Madrid’deki NATO Zirvesi’nde vardıkları mutabakat kapsamında verilen sözlerin yerine getirilip getirilmediğini değerlendirmek üzere 21 Ağustos’ta toplanacak.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu iki hafta önce TRT Haber’de yaptığı açıklamada, İsveç ve Finlandiya’nın protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerektiğini söylemişti.

Çavuşoğlu, “Bunu yerine getirecek olan, iki ülkenin yönetimleridir. Bu mutabakat zaptının içindeki unsurları yerine getirmezlerse, uygulamazlarsa biz de bu katılım protokolünü Meclis’te onaylamayız” demişti.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da, Türkiye gazetesine yaptığı ve bu sabah yayımlanan açıklamalarında konuyla ilgili şunları söyledi:

“Toplam 33 teröristle ilgili daha önce Türkiye’nin talepleri vardı. Biz bu taleplerin bir kısmını yeniledik, yeni olanları da kendilerine ilettik ama şu ana kadar bize resmi kanaldan gelmiş herhangi bir cevap yok…

“İsveç ve Finlandiya, Almanya, Fransa hepsi PKK’nın da FETÖ’nün de kuluçka yuvası. Bir yandan her türlü faaliyetlerini polisin gözetim ve denetimi altında güvenlik bir şekilde yapmalarına izin veriyorlar. Diğer yandan terörist devşirmelerine, eğitimlerine göz yumuyorlar.

“NATO üyeliği için İsveç ve Finlandiya hükümeti verdiği sözleri yerine getirirse Türkiye sürecin tamamlanması için sözünde durarak gereken adımı atacak ama yerine getirmedikleri takdirde Türkiye bu konuda yine sözünü tutacak gereken adımı atmayacaktır.”

Yoruma kapalı.